Elif-Lâm-Mîm: Görsel Bir Tefsir (Turkish)
Kur’ân’da, Bakara dahil 6 surenin ilk ayeti olan Elif-Lâm-Mîm üzerine yazdığım görsel tefsirin en yeni versiyonunu şu link'ten indirebilirsiniz:
Alif-Lām-Mīm in Arabic script
(TURKISH TAFSĪR)
MUKATTAA HARFLERI
Kur’ân-ı Kerîm’in en esrarengiz özelliklerinden birisi, 114 sûrenin 29’unun ilk ayetinde bulunan mukattaa harfleridir. Bu harfleri sırlı kılan pek çok özelliklerinin arasında, kelime gibi birleştirilerek yazılmalarına rağmen ( كهيعص ,الم ,حم, gibi) kesik-kesik harfler olarak (Hâ-Mîm, Elif-Lâm-Mîm, vs. gibi) okunmaları; kelime gibi okumaya çalışsak bile manası bilinen kelimelere karşılık gelmemeleri, ve bazı kombinasyonların pek çok sûrenin başında tekrarlanması sayılabilir.
Ayrıca, bu harflerin Arap alfabesinin tam yarısından oluşup diğer yarısını kullanmaması, seçilen harflerin tesadüf olması mümkün olmayan pek çok özellikleri, mukattaa ile başlayan sûrelerin hem nüzul sıralaması hem de Kur’ân-ı Kerîm’deki dizilişleri ile ilgili pek çok düzenlilik, okuyucuların zihininde bu harflerin derin ve önemli mânâlarının olması gerektiği konusundaki inancını artırıyor.
Bunlara ek olarak, mukattaa harflerinin Kur’ân’ın 2.ci ile 68.ci sûreleri arasında nerdeyse her iki sûreden birinin başında bulunduklarını göz önüne alırsak, bu kadar dikkat çekici bir konuma sahip bu harflerin mânâlarıyla ilgili Peygamber Efendimiz (s.a.v)’den hiç bir hadisin nakledilmemiş olması bu sır perdesini kalınlaştırıyor.
Asırlar boyunca müfessirler bu harflerle alakalı pek çok görüş nakletmişlerse de, bunların büyük çoğunluğunun ya bir dayanakları olmadığı için, ya da ikna edici bulunmadıkları için pek kabul görmemişlerdir. Sonunda pek çok müfessir, sahâbe efendilerimiz ve tabiîn imamlarından bu harflerin “Kur’ân’ın sırları” oldukları görüşünü aktarıp daha fazla yorum yapmamayı tercih etmişlerdir.
BU TEFSİR’İN KISA BİR HİKAYESİ
Bir süredir Kur’ân-ı Kerîm’in başka sûreleri ve ayetleri üzerinde tefsir çalışmaları yaparken, bazı ayetlerde harflerin ve kelimelerin görsel özelliklerinde, bazen ayetlerin açık mânâlarını destekleyen, bazen de daha net şekilde gözlere gösteren mânâlar olduğunu farketmeye başladım.
Bu görsel manaların dikkat çekici bir özelliği, şekillerindeki manaların fark edilmeden önce hiç dikkat çekmeyip, fark edildikten sonra ise görmemenin nerdeyse imkansız hale gelmesi idi. Öyle ki, en gencinden en yaşlısına, Kur’ân âliminden yeni başlayana kadar herkes bu manalara işaret edilince görebilmekteydiler.
Mukattaa harflerinin tefsir literatüründeki (yukarıda bahsettiğim) konumunu bildiğim için, Allah şahit, bu harfler üzerine tefsir yazmayı hiç düşünmemiştim. Aynı zamanda da, eğer mukattaa harflerinin manaları bir gün anlaşılabilecekse, sırrı en kolay çözülecek harfin Nûn (ن) olduğuna inanıyordum. Bunun sebebi de çok açıktı:
Allahu Tealâ, sevgili Peygamber’ine (s.a.v) ilk hitabında — Hira mağarasında — Kendisini ilk önce “Rabb” olarak tanıttı. Hem de bir defa değil, arka arkaya iki defa (‘Alak sûresi, 1-5):
ٱقْرَأْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلَّذِى خَلَقَ (١)
خَلَقَ ٱلْإِنسَـٰنَ مِنْ عَلَقٍ (٢)
ٱقْرَأْ وَرَبُّكَ ٱلْأَكْرَمُ (٣)
ٱلَّذِى عَلَّمَ بِٱلْقَلَمِ (٤)
عَلَّمَ ٱلْإِنسَـٰنَ مَا لَمْ يَعْلَمْ (٥)
Yaratan Rabb’inin ismiyle oku!
O, insanı bir alaka’dan (embriyodan) yarattı
Oku! O Keremi nihayetsiz olan Rabb’indir
Ki O kalem ile öğretti,
Insana bilmediğini öğretti.
Allah isminden önce, Ben senin Rabb’inim buyurdu. Rabb ki, “terbiye eden” ve “yetiştiren” demektir. Bunu da lugatlar “bir şeyi olgunluk derecesine ulaşıncaya kadar aşama aşama inşa etmek” diye açıklarlar. Bu ne güzel bir öğretmedir! Yani: Emin ellerdesin. Korkma. Endişelenme. Sana her şeyi en mükemmel şekilde öğreteceğim, demektir.
Bu ilk beş ayete topluca baktığımızda tek konusunun bu — öğrenme ve öğretme — oldugunu görüyoruz: Daha ilk kelimeden başlayarak, iki defa “Oku” emri, iki defa “O öğretti” ifadesi, bir defa O “Keremi nihayetsiz olan” Rabb’indir ifadesi. Hepsi, Rahmet’i ve Kerem’iyle Peygamberini adeta kucaklayan, en güzel bir terbiye edici olarak o’na her şeyi aşama aşama öğreteceğini müjdeleyen bir Rabb görüyoruz. Ayrıca, “Yarattı” ve “Insan” kelimelerinin de ikişer defa tekrar edildiğine dikkat edersek, bu beş ayetteki en önemli beş kelimenin — ٱقْرَأْ ,رَبِّكَ ,خَلَقَ ,عَلَّمَ ,لْإِنسَـٰنَ —ikişer defa tekrar edilmesinin bir detay değil, aksine O Yüce Rabb’in en mükemmel öğretme metodunun ilk örneklerinden biri olduğunu anlarız. Nasıl bilge bir öğretmen, dersin en onemli noktalarını tekrar ile vurgular, böylece öğrencilerinin o püf noktaları kaçırmamalarını sağlarsa, ilk vahiye baktığımızda o öğretmenlerin Öğretmeninin kim oldugunu hemen anlıyoruz.
Peki bütün bunların mukattaa harfleri ile, ve Nûn harfiyle alakası nedir?
Nûn harfi ilk nazil olan mukattaa harfidir, ve Islamî kaynakların coğunda Alak suresinden hemen sonra, ikinci olarak nazil olduğu kabul edilir.
Ama bir gün Elif-Lâm-Mîm kapıyı çaldı. Kapıyı kapattım, pencereden geldi. Pencereyi kapatınca, bacadan girdi. Anladım ki, çare yok, dinlenmek istiyor. Daha fazla diretmek Kur’ân’a karşı saygısızlık olacaktı. Bakara ve Âl-i Imrân gibi en uzun sûreler dahil, toplam altı sûrenin başında bulunan bu mübârek lafız’ın hepimize söylemek istediği manalar
Öyle ki, belki de gençliğimizden beri her müslüman gibi ben de bu harfler konusunda korkutulduğum için, aklıma bir mana gelse bile hemen “estağfurullah” deyip başka bir işe yönelirdim.
, Bakara ve Âl-i Imrân sûreleri dahil, toplam altı sûrenin ilk ayeti olan Elif-Lâm-Mîm üzerine yazdığım görsel tefsiri aşağıdaki link'ten indirebilirsiniz: